Green Data Center: Green IT Yaşam Felsefemiz Olmalı

Green Data Center: Green IT Yaşam Felsefemiz Olmalı

GreenTech Bilişim Teknolojileri
Ürün Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Taner Önol:

“Green IT yaşam felsefemiz olmalı”


Türkiye’de “Green IT” alanında çalışmalar yapan GreenTech Bilişim Teknolojileri, özellikle enerji tasarrufu sağlamak ve “yeşil”i korumak amacıyla, tüm firmaları doğa dostu sistemler kullanmaya davet ediyor
Günümüzde tüm dünyada hemen her sektörden firma için doğal yaşamı korumak temel gerekliliklerden biri haline geldi. Bu amaçla, özellikle daha az enerji tüketmeyi sağlayan yenilikçi teknolojiler, ürünler ve yöntemler tercih edilirken, Türkiye’de de bir firma; GreenTech Bilişim Teknolojileri, bu mücadelede kurumlara destek oluyor. “Green IT” alanında etkili hizmetler ve çözümler sunan GreenTech’in ürün geliştirme ve pazarlama müdürü Taner Önol’la görüştük.


Sohbetimize teknolojinin doğaya verdiği zarardan bahsederek başlayım isterseniz...

 

Dünyada hızlı bir teknolojik ilerleme yaşanıyor ve kimi zaman kullanıcı olarak bu hıza yetişemiyoruz. Üreticiler, hemen hergün henüz hayata geçmemiş, ancak en kısa zamanda kullanıma sunmak üzere laboratuvarlarda yeni teknolojik ürünler geliştiriyorlar. Biz kullanıcılar için üretilen sistemler, hayatı daha hızlı yaşayabilmek, çabuk çözümler elde edebilmek için son derece faydalı. Ancak bu teknolojik hız adeta başımızı döndürürken bazı önemli noktaları düşünmemizi de engelliyor. Örneğin, teknolojideki gereksinimleri karşılamak amacıyla sistemlerin gücü artırılıyor, fakat bu gücün artma oranıyla paralel olarak doğa zarar görüyor.

 

Kurumların IT departmanlarının “yeşil”e etkisinden söz eder misiniz?

 

İşletmelerin data center’ları doğaya inanılmaz zararlar veriyor. Şöyle bir düşünelim... Dünyanın en önemli ihtiyacı nedir? Peki data center’ın en önemli ihtiyacı nedir? İkisi arasında önemli bir bağ var. Biliyorsunuz, enerji olmayan bir noktada yaşam durmaya başlar. Ne kadar çok enerji harcamaya başlarsak, dünya kaynaklarını da o kadar çok tüketiriz. Aslında her birimiz zamanla yarışıyoruz. Elimizde belli miktar imkân var ve bu bunun ne kadar süreceğine de bizler karar vereceğiz.
Data center’ların gereksinimlerinden biri güvenlik. Bu bağlamda data center’larda en büyük tehlike enerjiden kaynaklı yaşanabilecek yangınlar. Böyle bir tehlike oluştuğu anda, bunu algılayan ve söndüren bazı sistemler var. Mesela dünyada ve ülkemizde yangın söndürmek için yaygın olarak FM200 gazı kullanılıyor ancak araştırmalara göre bu gaz tabiata zarar veriyor. Özellikle ozonda uzun yıllar kalıyor ve ozon deliğinin büyümesine sebep oluyor.

 

GreenTech firması olarak siz bu konuda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

 

GreenTech olarak, ismimizden de anlaşılacağı gibi Türkiye’de “Green IT” mücadelesini veren firmalardan biriyiz. Sistem odaları projeleri yapıp anahtar teslim çözümler sunarken müşterilerimizi bilinçlendirmek için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. Tabiatı korumak adına gerekli ürünler ve projeler geliştiriyor, özellikle enerji maliyetlerini düşürmeye çalışıyoruz.

 

Enerji konusunda data center’larda ne tür çalışma yapmalı?

 

rÖncelikle soğutma sistemlerinde değişime gidilmeli. Data center’larda server’ların ya da diğer sistemlerin verimli çalışması için ortamın belli bir seviyede soğutulup nem değerlerinin korunması lazım. Ancak server’lar odanın hacminin yüzde 30’unu kaplıyor. Bu durumda server’lar için odanın yüzde 70’inin soğutulması gerekiyor. Atıl alanı soğutmak isterken iki maliyetle karşılaşıyoruz; soğutma ünite sayısıyla oluşan maliyetle doğru orantılı olarak harcanan enerji. Her iki noktayı düşünerek maliyeti düşürmek için, server’ların soğuk hava koridorlarının, üstten özel fanlı ünitelerle kapatılması ve koridorun hem ön hem de arka çıkışlarına kapılar konularak kapalı alanlar oluşturulması gerekiyor. Bu yapıya sahip bazı firmalar var ve dünyada artık bu sistem tercih ediliyor. Soğutma üniteleriniz soğuk havayı kabinlerin altına ve kapalı alana basıyor, bu sayede sadece küçük bir alanı soğutmuş oluyorsunuz. Bu durumda, eski haliyle bir data center’da 10 adet soğutma ünitesi kullanılırken, bu sayı dörde ya da beşe düşüyor. Böylece yüzde 60’a varan bir oranda enerji tasarrufu sağlanabiliyor.

 

Bir diğer konu ise, söndürme sisteminde kullanılan gazın güvenli ve doğayla dost olup olmadığı...

 

Avrupa’da yasalarla başlatılan doğayı koruma savaşından dolayı uzun zaman önce çalışmaları başlatılan ve testlerden başarıyla geçen “NOVEC 1230 yangından korunma sıvısı” geliştirildi. Bu sıvı, özelliği gereği materyallerin üzerine yapışmıyor ve bulunduğu alanda sıfır nem bırakıyor. Testlerde bu sıvının içine atılan elektronik eşyaların dışarı çıkarıldığında ıslanmadığı görülüyor. Tüpün içinde sıvı olarak bulunuyor ancak borulardan çıktığında gaza dönüşüyor. Ayrıca bu sıvının global ısınma değeri “1” iken, FM200 gazınınki 3500. Atmosferde kalma süresi 0,014 yılken, FM200’ünkü ise yine 3500.

 

Data center’larda söz ettiğiniz bu noktalara önem verildiğinde elde edilecek avantajlardan söz eder misiniz?

 

Firmalar enerji tasarrufuyla data center’ın enerji maliyetleri düşerecekler. Ayrıca kullanılan alanlar yerine daha küçük alanları seçerek kablolama ve diğer maliyetleri azaltma fırsatı bulacaklar. Yine yangın tehlikesine karşı tam güvenli bir yapı oluşturacak ve tüm bunların toplamıyla doğayı korumak için başlatılan “Green IT” mücadelesi içinde yer almış olacaklar. Bu sayede dünyamızın ömrünü uzatma amacına katkıda bulunacaklar.
Tüm firmaları yeşilin bol olduğu, temiz havayı soluduğumuz ve nehirlerin çoşkulu aktığı bir dünyayı kalıcı kılmak için “Green IT” mücadelesine katılmaya davet ediyorum.

 
biltam life
 

created by

Mingus Design Studios